Reblogged from schrodingerinkedisi
Biraz önce elime zımba bastım ama bu sefer yanlışlıkla oldu.
duraksadım sonra da gülümseyip geçtim.Elim acıması gerekirken kalbim acıdı.
Kalp ağrısı kötü be muhsin.not : ders çalışmamak için tüm notların zımbalarını söküp tekrar zımbaladığımdan bahsetmiyorum bile.
(Source: schrodingerinkedisi)
Reblogged from mayoneziseverim
Bırak gitsin. Bulamaz mısın yenisini? Aşık olamaz mısın yine? Aslanlar gibi dik yürürüsün, midende kelebekler de uçuşur, pembeden bulutlar da görürsün, yediklerin de daha tatlı gelir, hayat da güzelleşir, arkadaşlar yanında hem; keyfin mutlaka yerine gelir.
Gelmez!
Aşık falan olamazsın, sen ne zaman yeniden haz etmişsin ki şimdi edeceksin!
Sıkıca sarıl, gitmesin! Bi kere de senden biri gitmesin be arkadaş! Bi kere de bitmesin!
Arkadaşlar anlamaz, sen şarap bile sevmezsin! Bırakma, bitmesin.
Yediğin her lokma boğazına dizilecek be, neyin tribindesin?
Boynun kucağına düşecek anasını siktiğim, yüzün akıp gidecek, annen bile dudak bükecek, sen hala rol mü keseceksin?
Kesme!
Bir kere olsun, eğer onu istiyorsan, yapma şu gururu, paspas ol sevdiğinin ayakları altında, aşağılan, ezil, hakarete uğra, istersen sus, sen istersen tek kelam etme, kapısına gitme, içip gözyaşı dökme ama eğer onu, gerçekten onu, sadece onu istiyorsan; sevmekten vazgeçme.
Unutman lazım geliyorsa, öyle diyorlarsa, yahu senin göğsünde düğümlenen dünyanın en harikulade acısını kim nereden bilsin?
Reblogged from ilovegeoffrey
This is the difference between us. You believe in love stories, I believe in fairytales.
(Source: disneyslove)
bazı şarkılar vardır..
bazı şarkılar vardır, sadece kışın dinlersin..
bazılarını gece olmadan dinleyemezsin, gündüz aynı duyguyu vermez..
bazılarını sadece yolda..
bazılarını yalnızca yağmur yağdığında, çünkü en sevdiğin şeylerden biridir şarkının sonundaki yağmur sesinin dışarıda pencereye vuran damlaların sesine karışması..
bazılarını sadece uyumadan önce dinlersin, çünkü aynı uykuya dalmadan önceki halin gibidir o şarkılar.. gizli, özel, senin gibi, hayallerin gibi, için gibi..
bazıları içini kıpır kıpır eder, gözlerini kapatıp içinde yarattığı titreşimlerin zevkini çıkarırsın, mutsuzken bile enerji verir sana onlar, kendini onun tatlı çocuğu* gibi hissetmeni sağlar.
bazı şarkılar anıları saklar, kokular gibi. yıllar sonra da dinlesen, o güne, o ana, oraya, onun yanına gidersin.. ben o şarkıları fazla dinleyemem, etkisi geçmesin isterim, her dinlediğimde beni o güne götürsün isterim, hep büyülü kalsın, hep o gün gibi kalsın isterim.
dinlemeye kıyamadığım başka şarkılar da var.. o kadar güzeldir ki onlar.. gözlerini kapatıp dinlerken sadece ağlamak istersin. o kadar dokunaklı, o kadar derinlerdir. çok mu abarttım sanıyorsun? ne demek istediğimi anlamadıysan, henüz o şarkıyı bulamamışsın demektir..
bazı şarkılar sadece senin olsun istersin. kimse bilmesin, kimse duymasın adını, sana özel olsun..kimseye söylemezsin isimlerini, sana aittir onlar.
bir de kadınlar var, dünyanın en güzel şarkılarının onlara yazıldığı kadınlar.
hep onlardan biri olmak istedim..
Angie..
Sara..
Suzanne..
Delilah..
Alison..
En çok Alison olmak istedim,
Birinin beni, bana bu şarkıyı yazacak kadar çok sevmesini..
Reblogged from mayoneziseverim
Gözümün içine yine öyle baksan, yatmaz mıyım sanki yanına, sokmaz mıyım yüzümü boynuna, sarılmaz mısın bana.
Ama ben, bana ‘gel’ de istiyorum.
Çünkü bilirsin, kaybedenler böyledir. Onlar belki bir kere ama öyle büyük kaybetmişlerdir ki, ne kadar gelmek isteseler o kadar bağlanır dizleri; ne kadar çok severlerse, o kadar uzaklaşırlar, sen de yaşadın işte, iyi bilirsin.
Şimdi seni dünyalar kadar sevsem mutlu olmaz mısın? Dünyalar birkaç tanedir.
Uyandığında beni gördüğüne sevinmez misin? Sürahiyi doldursam hep, buzluğu her açtığında buz bulsan, başka da iş gelmez ya elinden, şu tencereyi bi karıştırsan.
Şimdi kalkıp seni her şeyden çok istesem, hiç yalan söyleyemesem, kavga etmesem, hoşuna gitmez mi, gece geç saatte yemek yesen de kalbin sorun çıkarsa, nane limon kaynatsam, içine iki kaşık bal koysam, sabaha kadar uyuyamasam, hiç ağlamasam, boş versene köpekler gibi ağlasam.
Sevmez misin beni?
Şimdi sana gelsem, elini uzatmaz mısın sanki bana, yine çocuklar gibi şımarmaz mısın?
Korkmaz mısın, lütfen, ‘biz’den biraz korkmaz mısın!
Sana geldiğimde kollarını açıyor olman bir şey ifade etmiyor.
Ben, bana ‘gel’ istiyorum.